Gönüllülük esasına dayalı bir STK kurucusu ve birçok STK’da hizmet etmemin
bilinci ve avantajıyla, Annem Tv’nin isim annesi olmam ve kuruluşunda bulunmam,
benim için büyük önem arz eder.
Annem Tv sahi bir ihtiyaçtan doğarken kutsal varlıklarımız - annelerimizi-
anlatabilmek, onları en anlamlı yönleri ile tarif edebilmek kolay değilken;
Annem Tv gibi bir aracı kuruluş, bu ihtiyacı karşılamak üzere bizlere büyük güç
kaynağı vermiştir ve bizi onurlandırmıştır.
Önce kız çocuğu olarak doğmuş olmanın ve sonra anne, anneanne ve babaanne
olmanın mutluluğunu yaşamaktayım. Birçok konuyu, özellikle kadın konusunu,
aileyi tiyatro oyunlarında yazıp oynadım. İmkanlarım içerisinde, önce insanı ve
sonra kadını sanatla anlatmaya çalıştım. Bu bağlamda, çalışma hayatımda
binlerce kadını tanıma imkanım ve konuyla ilgili tecrübelerim oldu.
Kadının yaşamımızdaki yerini ve anlamını yüreğime kazarak öğrendim. Geldiğim
noktada şunu belirtmek isterim ki; Annem Tv’nin önemiyle, bu ekranda öncelikle
insanı, kadını ele aldığımızda en önemli hususu, kadınlarımıza şiddet uygulayan
erkekleri de bir annenin dünyaya getirdiğini ve onun yetiştirip eğittiğini
unutmamalıyız. Açık bir ifadeyle, şiddete meyilli erkekleri de bir kadın, yani
bir anne dünyaya getirmiştir.
Doğanın yapısı gereği; erkeksiz kadın, kadınsız erkek olmaz. Evrensel
değerlerimiz doğrultusunda, dünyada iki cins de yaşamlarındaki görevleriyle var
olmuştur. Hayatı sorguladığımızda, o halde, anne olmayı hak eden kadın, neden
kadına değer veren erkeği yetiştirmesin. Öncelikle bu konuyu inceleyip,
irdelemeliyiz.
Bu köşeden önce insanı, kadını ele aldığımızda; insanlık tarihinde neleri ihmal
ederek birilerinin canını yaktığımızı, yukarıdaki saydıklarıma dayanarak
görebiliyorum. Çünkü bir erkeği de kadın şekillendirmiştir.
Dünya düzeninde çoğu insan kabul etmese de, “Neden kadınlar daha çok acı
çekiyor?”u özetlediğim örneğimde de görüyoruz ki; vicdan ve nefis terbiyesini
gelenek göreneklerle şekillendirip korkuları tuz biber yapan, birilerinin
hayatını kendi çıkarlarına alet eden, üstelik “KUTSAL KİTAPLARIN İÇİNİ’’ tam
olarak insanlık adına kullanmadan inançlarımızı suiistimale uğratan, özellikle
kadında şekillendirilmiş bir toplumsal gidişatla çoğu zaman karşı karşıya
kalmaktayız.
O halde hayatı yeniden sorgulayabiliriz. Bana göre örneğin bir anne, kız çocuğu
doğurduğunda, elleri öpülerek karşılanmalı. Çünkü anne bir sevgidir, sevgi de
annedir. Annesiz evren olmaz. Gerçek o ki; yeryüzünde her şey doğurgandır ve
dişinin özüyle şekillenmektedir ve bu süreçte içlerinde en değerlisi anne
olarak bilinmektedir.
Annelerin doğurduğu kız çocukları, doğar doğmaz, elleri hoş geldiniz ile öpülüp
karşılanmalı ve insanlık adına, sevgiyle yeniden fark edilmelidir. Annelerin
doğurduğu çocuklara, özel bir eğitimle sevgi aşılanmalı ve bu çocuklar artık
ayıpların, günahların, yasakların esiri olmadan özgürce, eşit bir biçimde
kendini dürüstlüğe adayarak yaşamalıdır. İnsanın kendisi düzgün olursa; değil
kadına, hiçbir canlıya zarar veremez ve bir başkasının hakkıyla yaşamını
sürdüremez.
Bu durumda kırıp incittiğimiz insanı, özellikle de kadını, anneyi, yeniden
şekillendirerek, dünyamızı nasıl güzelleştirebiliriz? Önce erkek çocuklarından
başlayarak eğitimlerde, karşı cinse sevgiyle yaklaşılması öğretilerek, konunun
öneminin bilinciyle 0-6 yaştan itibaren insanı yeniden ele alarak güzel bir
düzen oluşturulabilir. Dünyada dört kadından birisi öldürülüyor ve bir kadın
ama aynı zamanda bir anne olarak, tüm duyarlılar gibi, benim de içim yanıyor ve
kahroluyorum.
Yani kadınlarımıza şiddetin önlenmesi biz kadın ve annelere düşer ve eğitimle
mümkün ola ki; artık anneyi inciten, üzen, yaralayan olmasın. Ellerine silah
yerine, doğuştan itibaren beyinlerine, yüreklerine sevgiyi ve vicdanı, nefis
terbiyesiyle birlikte aşıladığımızda, bakın o zaman yeryüzü nasıl
güzelleşecektir.
Söylenmiş değerli sözlerden birisi de, KADINI TANRI ÖZEL YARATMIŞTIR. Öyleyse
kadını üzen toplum mutlu olabilir mi?! Cennet anaların ayağının altındadır
derken kendi değerimizi bilmezsek, bu dünyada yaşarken hayatımızı
kolaylaştırmada ne kadar gerçekçiyizdir! Söylemleri hayata geçirmekte
eksikliyiz. Bence acı çekmek kaderimiz olmamalıdır.
Bir konuyu merak ediyorum, insanlar başka bir insanın sorunlarını,
özellikle de kadının değerini yüreğine ne kadar işlemiştir?
-Kadına, anneye ait sorumluluk bilincimizi, sorgulayarak yükseltmeliyiz.
-Kadın toprak anadır. Doğursun doğurmasın, bu böyledir.
-Bizler bastığımız topraktan bile özür dilemeyi başardığımız zaman,
insanlığımızı yaşatmış olacağımızı düşünüyorum.
-İnsanlık adına kadın ve tüm canlılara olan borcumuz çok ama sızlanmak yerine
yeniden hayatı nasıl iyileştirebilirizin yollarını bu anlamlı ekrandan
seslenerek birlikte arayacağımıza ve bu uğurda katkı sağlayabileceğimize
inanıyorum.
-Nice barış, huzur, mutluluk dolu günlerimizi, değerlerimizi koruyarak
yaşayalım diyorum.
-Yeniden yapılanarak, içimizdeki büyük gücün şifasını, eksik kalan sevgimizi,
tekrar kadın erkek eşitliğiyle yenileyebilmek dileğimdir.
Değerli okuyucularım, hepimizin dünyası, anneye olan sevgiyle, farkındalıkla
ışıklansın.
Annem Tv Genel Koordinatörü