Burcu Ayan SONKUR
Suzan AYAR Kadın Konulu Yayın Yönetmeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Suzan AYAR Kadın Konulu Yayın Yönetmeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Haziran 2015 Perşembe
- Burcu Ayan SONKUR Gözüyle.
Etiketler:
- Burcu Ayan SONKUR Gözüyle,
AGİKAD Başkanı İnsaf KILIÇ,
Suzan AYAR _ AGİKAD,
Suzan AYAR Kadın Konulu Yayın Yönetmeni
18 Mayıs 2015 Pazartesi
- Canan Yaman'ın Tarifi; Şekersiz Un Kurabiyesi
Canan Yaman'ın Tarifi
Münevver ablanın her tarifine güvenirim.. Sert ve minik domatesler olması önemli diyor.
Tarifine bir bak bakalım.
Şekersiz
Un Kurabiyesi
Un kurabiyesini şekersiz yapıp sonrada şeker bulamayı hiç düşündünüz mü? Daha
öce misket kurabiyeler yapmıştım ama bunlar tam bir lokmalık oldular..
Kesinlikle denemelisiniz diyorum
Malzemeler :
125 gr Tereyağ (oda sıcaklığında)
1 Çay Bardağı Zeytinyağ
1 Adet Kabartma Tozu
Aldığı Kadar Un (2 Su bardağı undan sonra ekleyecekseniz kontrollü ekleyin)
1 Adet Yumurta
Dışı için:
1 Çay Bardağı Pudra Şekeri
1 Çay Bardağı Nişasta (Ben buğday nişastası kullandım)
Un hariç bütün iç malzemeyi karıştırdım ve yumuşak bir hamur elde edinceye kadar un ekledim (toplam 2,5 bardak kadar). Sonuçta ele yapışmayan kolay şekil verebildiğim bir hamur oldu burada dikkat edilecek . Sonra fındıktan az büyük olacak şekilde elimde yuvarlatıp yağlı kağıt serdiğim tepsiye dizdim. 160 C de rengi hafif dönünceye kadar pişirin. Benim antika fırın ile 20 dakika pişirmem yeterli oldu. Kurabiyeler biraz ılıyıca başka tepside içinde karıştırdığım nişasta pudra şekeri üzerine aktardım ve tepsiyi hafifçe sallayarak bütün kurabiyelerin pudra şekerine bulanmasını sağladım. Burada dikkat edilecek nokta kurabiyeler eğer büyük olursa pudra şekeri tatlandırmak için yeterli gelmeyebilir.
Afiyet olsun
Malzemeler :
125 gr Tereyağ (oda sıcaklığında)
1 Çay Bardağı Zeytinyağ
1 Adet Kabartma Tozu
Aldığı Kadar Un (2 Su bardağı undan sonra ekleyecekseniz kontrollü ekleyin)
1 Adet Yumurta
Dışı için:
1 Çay Bardağı Pudra Şekeri
1 Çay Bardağı Nişasta (Ben buğday nişastası kullandım)
Un hariç bütün iç malzemeyi karıştırdım ve yumuşak bir hamur elde edinceye kadar un ekledim (toplam 2,5 bardak kadar). Sonuçta ele yapışmayan kolay şekil verebildiğim bir hamur oldu burada dikkat edilecek . Sonra fındıktan az büyük olacak şekilde elimde yuvarlatıp yağlı kağıt serdiğim tepsiye dizdim. 160 C de rengi hafif dönünceye kadar pişirin. Benim antika fırın ile 20 dakika pişirmem yeterli oldu. Kurabiyeler biraz ılıyıca başka tepside içinde karıştırdığım nişasta pudra şekeri üzerine aktardım ve tepsiyi hafifçe sallayarak bütün kurabiyelerin pudra şekerine bulanmasını sağladım. Burada dikkat edilecek nokta kurabiyeler eğer büyük olursa pudra şekeri tatlandırmak için yeterli gelmeyebilir.
Afiyet olsun
Etiketler:
- Canan Yaman'ın Tarifi,
AGİKAD Başkanı İnsaf KILIÇ,
Suzan AYAR _ AGİKAD,
Suzan AYAR Kadın Konulu Yayın Yönetmeni,
Şekersiz Un Kurabiyesi
- Hacer Pekel Karesi ve yorumuyla Anneler Günü
- Hacer Pekel Karesi ve yorumuyla Anneler Günü
Diğer yarım, herşeyim.... Annelerimizin, anne olan Arkadaşlarımın günü kutlu olsun. 




Etiketler:
- Hacer Pekel Karesi ve yorumuyla Anneler Günü,
AGİKAD Başkanı İnsaf KILIÇ,
Suzan AYAR _ AGİKAD,
Suzan AYAR Kadın Konulu Yayın Yönetmeni
- Ercan İnal Gözüyle Anneler Günü.
- Ercan İnal Gözüyle Anneler Günü.
Etiketler:
- Ercan İnal Gözüyle Anneler Günü. AGİKAD,
AGİKAD Başkanı İnsaf KILIÇ,
Suzan AYAR _ AGİKAD,
Suzan AYAR Kadın Konulu Yayın Yönetmeni
9 Nisan 2015 Perşembe
MERDAK YORUMUYLA
![]() |
| @merdak Gözü ve Yorumuyla #ozgecan http://iconosquare.com/viewer.php#/user/904372261/ |
MERDAK
YORUMUYLA
Dün, daha önce hiç gitmediğim, insanlarını hiç
tanımadığım bir köye fotoğraf çekmeğe gittim. Aslında niyetim fotoğraf çekmek
değil, belki kendime dönmek, kafamı dağıtmaktı az da olsa. Köyün sokaklarında
dalgın dalgın dolaşırken bir kadının "hoşgeldin" lafıyla irkildim. Nasıl sıcak bir karşılama
anlatamam. Evin önüne bir sandalye çıkardı, çay demledi hemen. Başkaları geldi
sonra ve çocuklar. Çay içtik, sohbet ettik hiç tanımadıkları ben ve onlar.
Çocuklar fotoğraf çektirmek istedi, çektim. Sanki bir bayram havası köyde. Bir
müddet sonra sıcak bir uğurlama ile ayrıldım oradan. Anadolu’mun bütün köylerinde vardır bu
samimiyet. Hiç tanımadıkları insanlara açarlar hanelerini. Eskidendi diyeceğim
ama değil işte, hala var... Biz akşam hava karardığında, dolmuşta yalnız kalan
bir kadını, korkar karanlıktan diye düşünüp evine kadar bırakan dolmuş
şoförlerinin olduğu bir toplumduk. Yabancı bir kadınla karşılaştığımızda onu,
anamız bilir, bacımız bilir, yanlış anlar diye yüzüne bakamaz, bakışlarımızı
kaçırırdık. Ne oldu ki bize !!! Babamıza kız arkadaşımızı bile anlatamazken,
Masum bir kıza tecavüz eden oğlumuzla cesedi birlikte yok eder olduk? Bugün
siyah giymek bir çözüm mü, bir farkındalık yaratır mı bilmiyorum ama, bugün bir milat
olmalı, beyaz bir sayfa açılmalı ve kendimizi ve çocuklarımızı eğitmeli,
eğitmeli ve eğitmeliyiz. Bembeyaz yarınlar için...
Etiketler:
AGİKAD Başkanı İnsaf KILIÇ,
MERDAK YORUMUYLA,
Özgecan,
ÖZGECAN ASLAN,
Suzan AYAR _ AGİKAD,
Suzan AYAR Kadın Konulu Yayın Yönetmeni
_@robertompmoreira Gözüyle Kadın. (Halı Dokuyan Kadın-Konya
_@robertompmoreira Gözüyle Kadın. (Halı Dokuyan Kadın-Konya)
Etiketler:
_@robertompmoreira Gözüyle Kadın. (Halı Dokuyan Kadın-Konya,
AGİKAD Başkanı İnsaf KILIÇ,
Suzan AYAR _ AGİKAD,
Suzan AYAR Kadın Konulu Yayın Yönetmeni
- Serhan Görürtekin ( @serhanhoca) Gözüyle Kadın
- Serhan Görürtekin ( @serhanhoca) Gözüyle Kadın
Etiketler:
- Serhan Görürtekin ( @serhanhoca) Gözüyle Kadın,
AGİKAD Başkanı İnsaf KILIÇ,
Suzan AYAR _ AGİKAD,
Suzan AYAR Kadın Konulu Yayın Yönetmeni
Ercan İnal (@ercan_inal) Gözüyle Kadın (Vietnam'dan)
- Ercan İnal (@ercan_inal) Gözüyle Kadın (Vietnam'dan)
Etiketler:
Ercan İnal (@ercan_inal) Gözüyle Kadın (Vietnam'dan),
Suzan AYAR _ AGİKAD,
Suzan AYAR Kadın Konulu Yayın Yönetmeni
- Canan Yaman'dan (@instakekik) Ayın Tarifi: Patlıcanlı-Kuru Domatesli-Hellim Peynirli Makarna
![]() |
| CANAN YAMAN |
PATLICANLI
KURU DOMATESLİ HELLİM PEYNİRLİ MAKARNA
Biliyorum ismi çok uzun tuttum ama isminin
uzunluğuna Yakışır bir makarna yaptım. Nasıl da lezzetli oldu imkanı yok
anlatamam; o yüzden denemeniz lazım
diyerek tarifi veriyorum. Bir de itirafım var, ben aslında patlıcan
yemezgillerdenim. Hiç bir yemeği damağımda tat bulmaz. Değişik patlıcan
tarifleri ve yemekleri denedikten sonra farkettim ki aslında ben kızarmış
patlıcan tadını sevmiyorum yani yağ ve patlıcan eşittir kişiliksiz bir yemektir
benim damağımda. Öte yandan közlenmiş patlıcan salatası, alinazik kebabı,
patlıcanlı ekmeği derken güzel güzel yemeye başladım. Bu tarifte patlıcan,
sızma zeytinyağ sarımsak ve kuru domatesle buluştu ki bir lezzet bombasına
dönüştü. Hemen tarife geçiyorum.
(Yarım Paket Makarna İçin)
1 Adet Büyük Boy Patlıcan
15-20 Adet Kurutulmuş Domates (Benim Domateslerim tuzsuz özellikle belirtiyorum ki tuzunu kendiniz ayarlayın diye)
2 Adet Tatlı Sivri Biber
2 Diş Sarımsak
100 Gr Kadar Hellim Peyniri
Kekik, Nane ve Tuz
Yapılışı:
Makarnayı paketin üstündeki pişirme şekline göre haşlayın. Bu arada sosunu hazırlamaya başlayabilirsiniz. Patlıcanı alacalı soyup küçük küpler halinde doğrayın ve limonlu tuzlu suyun içinde bekletin bu arada kurutulmuş domatesleri rondonun içinde sarımsak ile birlikte parçalayın.Biberleri doğrayın.Hellim peynirini tuzunu bıraksın diye suyun içinde bekletin. Sonrada minik küpler halinde doğrayın. Patlıcanların suyunu sıkıp ağzı kapaklı bir tencere içinde az bir yağ ile kavurmaya bırakın. Ağzını kapatın ki suyunu salsın. Patlıcanlar yumuşayınca önce biberleri sonra da sarımsak ile birlikte rondodan geçirdiğimiz domates kurusunu ilave edin. Diğer bir tavanın içinde peynirleri yağsız olarak tavayı sallayarak kızartın ve domatesli patlıcanlı karışımın üstüne dökün. En son kekik, nane ve 2-3 kaşık kadar sızma zeytinyağ ekleyin. (Şimdi yazarken aklıma geldi de neden fesleğen de eklemedim diye. Onu da bir sonraki yaptığımda denerim artık) İşte sosu bu kadar basit.
Sos ile süzdüğünüz makarnayı birleştirin ve sofraya getirin.
Afiyet olsun.
http://iconosquare.com/viewer.php#/detail/904966172100205231_50314549
Etiketler:
- Canan Yaman'dan (@instakekik) Ayın Tarifi: Patlıcanlı-Kuru Domatesli-Hellim Peynirli Makarna,
CANAN YAMAN,
Suzan AYAR Kadın Konulu Yayın Yönetmeni
16 Mart 2015 Pazartesi
Canan Hanım'ın tarifi: Bal Badem Kurabiye
Canan YAMAN Hanım'ın tarifi
Bal Badem Kurabiye
Bu kurabiyeyi yedikten sonra bademle yapılan kurabiyelere bakışım değişti.. Artık benim için bademli kurabiye budur diyorum.. Tadı güzel hafif mi hafif.. Hani insanın üçer beşer yiyeceği geliyor. Çayın yanına da kahvenin yanına da mükemmel bir lezzet. Mutlaka denemelisiniz.
Malzemeler:
Malzemeler
150 Gr Tereyağ
1 Çay Bardağı Zeytinyağ
1 Adet Yumurta
1/2 Paket Kabartma Tozu
1 Su Bardağı Pudra Şekeri
1 Yemek Kaşığı Sirke (üzüm elma farketmez)
2 Yemek Kaşığı Buğday Nişastası
1/2 Su Bardağı Badem (Kabukları Soyulmuş)
1/2 Su Bardağı Fındık
2 Bardak Un (Yalnız un markasına göre değişiyor siz unu ele yapışmayacak yumuşak hamur kıvamına gelinceye kadar ekleyin)
Un, fındık ve badem hariç bütün malzemeyi yoğurma kabının içinde bir kaşık yardımı ile karıştırdım. Azar azar unu eklemeye devam ettim. Unu ekledikçe kıvam almaya başladı ele yapışmaz yumuşak bir hamur elde edince içine mutfak robotunda un haline getirdiğim fındık ve bademi ekledim ve karıştırdım. Aslıda önceden yakmamak kaydı ile az kavurursanız kokusu muhteşem oluyor. Ben burada tercih etmedim rengi beyaz kalsın istedim. Elimle yuvarlayıp hafifçe bastırıp fırın tepsisine dizdim. 160 C sıcaklıkta 15 dakika pişirdim. Kurabiyeleri hafif yumuşakken fırından aldım. Çünkü biliyorum ki soğudukça tadı ve kıvamını bulacaktır.
Afiyet olsun
Etiketler:
AGİKAD Başkanı İnsaf KILIÇ,
Canan Hanım'ın tarifi: Bal Badem Kurabiye,
CANAN YAMAN,
Suzan AYAR Kadın Konulu Yayın Yönetmeni
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNE MAĞLUP GİRENLER; Suzan AYAR, Kadın Konulu Yayın Yönetmeni
8 MART
DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNE MAĞLUP GİRENLER
“Dişisine
kötü davranan tek canlı insanoğludur” der Jack LONDON. Özgecan’ın tecavüz
edilip yakılması bir kere daha göstermiştir ki; Jack London’ın bu sözü
söylemesinin üstünden geçen onca zamana karşın insanoğlu bu konuda kendine
yakışır kayda değer bir ilerleme sergilemekten uzak kalmış. Hatta kızdıkça hayvan isimleriyle hakaret
etmeyi bir kenara bırakıp onlardan bir şeyler öğrenmeyi deneme vakti gelmiş de
geçiyor bile.
Daha
söyleyeceklerim var elbette fakat içinizden bir çok kişinin aklından “ohooo
olay yaşanalı ne kadar zaman oldu, yeni mi aklınız başınıza geldi?…vb” şeklinde
geçirdiklerini tahmin edebiliyorum.
Çalışmalarımızı
aylık sürelerle hazırlayarak sizlerle paylaşıyor olmamıza rağmen elbette bir
kadına yönelik bu kadar insanlık dışı olay nedeniyle istisna yapıp arada yayın
yapabilirdik. Ama istedik ki saman alevi gibi bir anda tutuşup bir anda
sönüveren haklı isyanlarını dünden yarına unutuveren toplumumuza yarasını
kanatmak pahasına acı gerçekleri gözlerine sokalım ve yüreklerini daraltma
riskine rağmen silkinmesi için bir kere daha dürtükleyip hatırlatalım.
Hepimiz
en az bir şekilde tepkimizi gösterdik. Kimimiz sokaklara dökülüp toplum vicdanının
sesi oldu. Kimimiz siyahlara büründü. Kimimiz facebook, twitter, instagram …vb
gibi sosyal paylaşım sitelerinde ya da başkaca sanal platformlarda acısını,
ayıplamasını haykırdı. Kimimiz demeçlerinde, köşe yazılarında konuya yer verip
toplumca geldiğimiz vahim noktaya dikkat çekti. Kimimiz whatsapp’da durumunu 3
siyah kare kutucuk yaptı. Kimimiz change.org’da kampanya imzaladı. Kimimiz senaryolarında benzerliklerle konuyla
ilgili mesaj verdi. İmkanları ölçüsünde tüm bu tepkileriyle “yeter” demek istedi
başta kadınlarımız olmak üzere halkımız. “Artık bunları görmek istemiyorum”,
“kadınlara yönelik şiddet bir son bulsun”, “yeter artık kadının giydiğiyle
değil, giydiği yüzünden yaşadıklarıyla mücadele edin”, “yeter cehalet ve
kolaycılıkla kendi sahip çıkamadığınız namusunuzu kadına endekslemeyin”, “yeter
artık kadınlara söverek erkeklik yarışına girmek yerine adam olun,
sevdiklerinizi doğru düzgün sevin”, “ yeter artık taciz ve tecavüz yasalarla
gereğince cezalandırsın”, “yeter artık
adam olun, insan olalım”, “ yeter artık kadını siyasete kötü malzeme haline
getirmeyin”, “yeter artık medyanın gün doldurmak ya da konuları gözden uzak
tutmak zihniyetiyle kadına yönelik iğrenç şiddet hikayeleri son bulsun”…vb
demek istedi.
Ne
yazık ki sahip oldukları imkanlarla insanın tüylerini diken diken eden,
insanlığımızdan utandıran, tahammül edilmesi zor sözler sarf edenler de oldu.
Yapılması gereken şey basit arkadaşlar. “Reklamın iyisi kötüsü olmaz”
zihniyetiyle çirkin, insanlık dışı yorum yapanların albümlerini almayın, köşe
yazılarını okumayın ve gazetelere hakkında şikayette bulunun. Bu tip insanlara
verilebilecek en büyük ceza görmezden gelmek; zira birinin cevabı, fark
edildiği bilgisiyle geri dönüyor kendisinde. Sizin cevabınız içindekileri
dinleme ve anlama yeteneği olan bir kimsenin zaten o şekilde konuşması ya da
yazması söz konusu değildir.
Peki
en önemlisi bu acı olayın tekrarlanmaması için ne yapmak lazım. Lütfen “Toplum
böyle, giderek de kötüleşiyor” kolaycılığına sığınmadan düşünelim ve hatırlayalım ki; sonuçta toplum dediğimiz
senin benim gibi insanların birleşiminden oluşuyor.
Olanca
imkanımızla tepki koymak güzel hele bu denli acı bir olayla olsa da insanların
birbirine kenetlenmesi kesinlikle şahane. Ama yeterli mi?
Eğitim
anne karnında başlayıp mezarda biter diyenlerdenim. Sizce de çifte standartlı
çocuk yetiştirme eğilimine büyük oranda bir son vermek gerekmiyor mu? Kaçımız
evde oğullarına “kız kardeşinle / ablanla (hatta annenle) doğru konuş, saygılı
ve özenli davran”, “kız kardeşinin/ablanın/ annenin kıyafetiyle değil; adamsan
giydikleri yüzünden kendisine terbiyesizlik edenlerle mücadele et”, “konuştuklarında dinle, sözlerini
bitirmelerine izin ver”, “hayatları hakkındaki kararlara saygı göster” …vb
şeklindeki sözleri sarf ediyor?
Giderek
yaygınlaşan ilahiyat okulları ve kızı erkeği ayrıştırmaya yönelik eğitimle
henüz fidan olan çocuk ve gençlerimiz ne ara karşı cinsle nasıl bir arada
olunur, nasıl oturulur, nasıl konuşulur ahlakını öğrenecek? Doğru şekilde
yaşamayı öğrenemeyen çocukların doğru davranmalarını, hele hele yüksek
mevkilere geldiğinde doğru kararlar vermesini beklemek ne denli doğru?
“Bir
ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüklerine bakın.”
Der Albert CAMUS. Ülkemizdeki son ölümlere bakarak kim görmek için can atılası
bir ülke olduğumuzu söyleyebilir Allah aşkına?
Şu bir
geçek ki yaşanan her türlü vahşette hepimizin parmağı var. Kimimiz “dişi köpek
kuyruk sallamazsa erkek köpek peşine düşmez”, “bir kadın hayır diyorsa aslında
evet demektir, ya da nazlanıyordur”, “mini etek giyip sokağa çıkıyorsa;
aranıyordur” ...vb şekildeki cahilane sözlerden cesaret alıp arsız
davranışlarıyla. Kimimiz “ya aman banane, beni ilgilendirmez. Ben kendi işimde,
kendi derdimdeyim” şeklindeki boşvermişliğiyle. Kimimiz “aman ya kadınmış
mağdur” diyebilecek denli şuursuz cinsiyetçi ayrımcılığıyla. Kimimiz “her yerde
oluyor. Büyütecek bir şey yok” şeklindeki akıllara durgunluk veren hak ve
adalet bilmez mantıksızlığıyla. “Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı
eskit etmeyeceksin” şeklinde diline doladığı hayvanlığıyla. Kimimiz doğru
şekilde yasal düzenlemeler yapmayarak. Kimimiz yasaları doğru
uygulamayarak. Kimimiz “aman görünce
şahit yazarlar” demesi ya da buna benzer şekilde düşüncelerle devekuşu misali
başını kuma sokarak. Kimimiz boşver ahlakı bir tecavüz sahnesi koy tavan yapar
izlenme oranı” diyerek. Kimimiz “yav ne haberi çıkaralım ona söylesen dert buna
söylesen zarar sen en iyisi bir bıçaklanmış, vurulmuş, tartaklanmış bir kadın
haberi koy. Ya ülkemizdeki de yetmez sen dünyadan bul” şeklinde bir yayın
ahlakı benimseyerek. Kimimiz saçma geleneklerle ve daha nice sıralamaya imkan
olmayan yanlış algı ve tavır ve davranışlarımızla.
Kim
ister Özgecan’ın acı ölümünün kızının, ablasının, annesinin, teyzesinin,
halasının, komşusunun başına gelmesini. Kim ister sevdiklerine zarar gelmesini?
Herkes elini vicdanına koyup bir düşünsün “ben neleri yanlış yapıyorum, nasıl
düzeltebilirim diye.
Herkez
kendi payına düşeni yaptığında; toplum da
kendiliğinden düzelir zaten.
8 Mart
Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne mağlup giriyoruz. Bundan sonraki yıllara
dersimizi alıp çalışarak açık ara farkla galip gelmeyi umuyor, bütün
kadınlarımızı aydınlık yarınlar için daha düzgün erkekler yetiştirmeye bu
bilincin yayılması için de canla başla çalışmaya davet ediyorum. Kadının daha
bilinçli davrandığı ve toplum içindeki haklı yerini alabildiği daha nice 8 Mart
Dünya Emekçi KADINLAR Günümüz olsun.
Kucak
dolusu selamlar…
Suzan
AYAR
Kadın
Konulu Yayın Yönetmeni
Etiketler:
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNE MAĞLUP GİRENLER,
AGİKAD Başkanı İnsaf KILIÇ,
Suzan AYAR _ AGİKAD,
Suzan AYAR Kadın Konulu Yayın Yönetmeni
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















